Aciklandi, konusuldu, bitti ama benim neyim eksik? özellikle de benim su tazecik blogumun
best picture--
elbette diger adaylardan hatta aday olmayan gönlümün adaylarindan da sevdiklerim vardi. ancak
ratatouille ilk izledigimde de beni cok ama cok eglendirmisti. ve senaryosundan animasyonuna kadar pek keyifliydi dogrusu. oooh agzima layik. Pixardan Brad Bird'e tesekkürlerimizi sunuyoruz.

the best animated short film--
sergei prokofievin
peter&the wolf'u itunesumun hep gözdelerindendi. animasyonu da öyle oldu. karakterler iyi çözümlenmisti kanimca. animasyon da basariliydi. -kaza yazik olmadi degil tabi- tebriklerimiz suzie templeton ablaya gidiyor...

visual effects --
izlerken tadi damagimizda kalmisti dogrusu. di mi
sgb?
pit diye bitivermisti. oysaki biz daha izlemek istiyorduk. öyküyü, kahramanlari, senaryoyu ve tabiki animasyonu pek sevmistik koltuklarimizda otururken o soguk kis gunu.
devamini bekledigimiz, üstüne ekibinde
bigudan ve de
hint kumasindan tanisma sansi buldugumuz
arslan elverin (
burdan bilgi alabilirsiniz ayrica) calistigi
the golden compass visual effects oscarini aldi.

bir de ödülsüz olan ve benim izlemedigim
persepolis var ki senaryosunun iyi olmadigini söyleyenlerin yanisira hakki yendigini dusunenler de var. izlemeden bilemiyoruz tabi hangi taraftan olacagimizi...